Konya’da Unutulmayan Bir Gelenek Şivlilik

Merhaba arkadaşlar, bu gün yolda ilerlerken Selçuklu Belediyesi’nin reklam panolarına astırmış olduğu reklamları gördüm ve bu geleneği bilmeyen okuyucularıma Konya’da unutulmayan bir gelenek şivlilik hakkında bilgi vereyim istedim.

Şivlilik, Konya’ya has bir gelenektir. Üç ayların başlangıcı olan Receb ayının ilk Perşembe günü, Konya’da “Şivlilik Günü” olarak kutlanır. Bu günü Konya halkı, “ilk namaz” olarak da adlandırır.

Peki, şivlilik nasıl kutlanacak?

Öncelikle Şivliliğin nasıl kutlandığından biraz bahsedeyim. Şivlilik, Regâib Kandili’nin gündüzüdür. İki aşamalı olarak kutlanır. İlk aşama, bir önceki geceyle başlar. Üç aylar, o sene hangi mevsime denk gelmişse, şivliliğin kutlanma şekli de ona göre şekillenir. Soğuk  kış geceleri, bu kutlama için biraz elverişsizdir, ama yine de kutlama muhakkak yapılır. Akşam namazından sonra mahallenin bütün çocukları, gençleri mahalledeki en uygun yere toplanırlar. Bu sene Kutlamalar, 30 Nisan Çarşamba günü saat 20.00’de Selçuklu Belediyesi önünde gerçekleşeği söylenmekte. Fener alayı yürüyüşünün yapılacağı etkinlikte, çocuklara özel tasarım ledli fenerler ve balon dağıtılacak. Bu alanda herkesin toplanma amacı “Fener Alayı” denilen kutlamayı gerçekleştirmek ve Konya’ya özgü olan bu geleneği sürdürmek.
Konya kültüründe önemli bir yeri olan bu geleneğin daha güçlü şekilde yaşatılmasına katkı sağlanması ve çocuklara eğlenceli bir gece geçirtmek için Selçuklu Belediyesi bir çok etkinlik hazırlamış bunlardan bazıları şu şekilde sıralanabilir İllüzyon gösterisi, Hacivat ve Karagöz, tahta bacak, maskot, palyaço ve havai fişek gösterileri, Sandalye kapmaca, yoğurtta sakız bulma, halat çekme, kaşıkla yumurta taşıma ve çuvalla koşu gibi geleneksel oyunlara yer verilecekmiş.

Hazırlanan dilek fenerleri havaya uçurulacak, gökyüzünde görsel şölenin oluşturulacağı etkinlikte, kutlamalara katılanlara şivlilik ikramı da yapılacakmış.

Şivlilik günü, bütün evlerde bir hareketlilik yaşanır. Çocuklar, ellerine aldıkları naylon torbalarla kapı kapı gezip şivlilik toplarken, anneler de evde “bişi” denilen, (mayalı hamurun yağda kızartılmasıyla yapılan bir tür hamur işi) kızartmaları hazırlamak için mutfağa girerler. Şivlilik günü gelmeden günler önce çarşılar, pazarlar, marketler, bakkallar hazırlığa başlar. Süpermarketler “şivliliğe özel”  reyonlar hazırlarken, şehrin sâkinlerini de “şivlilikte ne dağıtsak?” telâşı sarar. Günümüzde şivlilik günlerinde genellikle sakız, çikolata, lolipop, kraker, şekerlemeler dağıtılsa da anne-babalarımızın  torbalarını kırık leblebi, gofret, bisküvi, leblebi şekeri, kuru üzüm, peynir şekeri, akîde şekeri doldururmuş.

Şivlilikte evin hanımı gün boyu ayaktadır. Çocuklar grup grup gelirler, evin kapısının önünde durup hep bir ağızdan:

“–Şivliliiiik” diye bağırırlar, torbalarını açıp beklerler.

Ev sahibi, her çocuğun torbasına birer tane şivlilik koyar. Artan zamanda da sabah namazından sonra yağda kızartıp hazırladığı “bişi”leri bir tepsiye dizip, komşulara dağıtır.

Konya’da unutulmayan çok güzel bir gelenek olan şivliliğin gelmesine en çok çocuklar seviniyor galiba ama ben de bir o kadar sevindim ne yalan söyleyeyim. Selçuklu Belediyesinin geleneğimize sahip çıkmasına. Bu tarz geleneklerin unutulmaması temennisiyle, yazıma da son verdim gitti…

 

 

 

İsmet AKÇAKAYA

"Herkes kalender sayar bizi ama benim meşrebim zordur. Toprağım kıraç yerden alınmıştır, her bitki büyümez üzerimde,suyum ekşimiş şarap gibi tatsızdır, soluğum yalçın kayaları parçalayan rüzgarlar gibi delidir. Umuttan çok kuşku vardır yüreğimde, hoşgörüden çok öfke vardır, nedensiz düşmanlık gütmesemde olur olmaz şeye sevgi beslemem ben. Haktan yanayımdır ve de hakikatten. Bu yüzden sevginin hak edenin hakkı olduğuna inanırım. Hak etmeyene sunulmayacak kadar değerlidir sevgi."

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

  • İsmet sade ve güzel bir site ancak font sanki okunmuyor gibi..